SocialBrands’in Ağustos Ayı Sonuçları
SocialBrands TOP100 Markalarımız listesi, türkiye’de sosyal medya rekabetini en somut biçimde gösteren referanslardan biri haline geldi. Markalar her ay bu tabloya bakarak kendi konumunu görür, rakiplerini inceler ve içerik stratejisini günceller. Özellikle temmuz performansını yansıtan ağustos sonuçları, hangi markaların istikrarlı biçimde öne çıktığını net şekilde ortaya koyuyor.
Bu tabloda sadece takipçi sayısı değil, etkileşim kalitesi, içerik çeşitliliği ve sürdürülebilir performans öne çıkıyor. Bir başka deyişle, sadece popüler olmak yetmiyor. Markalar düzenli üretim yapmadığında birkaç gün önce paylaştığı güçlü bir içerik bile hızla etkisini kaybedebiliyor. Socialbrands metodolojisi, bu iniş çıkışları dengeleyerek gerçek anlamda güçlü bir sosyal medya yönetimini ödüllendiriyor.
Socialbrands TOP100 yapısını anlamak isteyenler için en kritik nokta, sistemin çok boyutlu bir puanlama mantığı kullanmasıdır. Markalar sadece beğeni sayısıyla değil, yorum derinliği, paylaşım oranı ve içerik tutarlılığı ile de puan toplar. Bu yüzden bazı hesaplar az takipçiye rağmen üst sıralara çıkabilir. Bu durum kimi yöneticileri şaşırtır, ancak aslında sosyal medya mantığına gayet uygundur.
Socialbrands listesinde yer alan markalar, boomsocial altyapısından gelen verilerle değerlendirilir. Bu sistem, farklı sosyal ağlardan gelen sayısız sinyali tek bir skora indirger. Böylece pazarlama ekipleri karmaşık raporlarla boğuşmak yerine, net bir performans göstergesine odaklanır. Bu yaklaşım özellikle yoğun sektörlerde çalışan ekipler için ciddi zaman kazandırır.
Ağustos sonuçları, temmuz boyunca düzenli üretim yapan markaları öne taşıdı. Takvimsel olarak yaz ayları genelde etkileşimin dalgalandığı dönemlerdir. Tatiller, sınavlar, seyahatler derken kullanıcı davranışı sık değişir. Buna rağmen disiplinli biçimde içerik üreten ve trendlere uyum sağlayan hesaplar, bu dalgalanmadan güçlenerek çıkmayı başardı.
Dijital İz Ajansı’nın müşterileri arasında yer alan NPİSTANBUL Hastanesi ve Üsküdar Üniversitesi tam olarak bu profilin örneği oldu. Her iki marka da mart ayından bu yana sosyal medya içerik üretimi ve yönetimi konusunda ajans desteği alıyor. Strateji, anlık patlamalardan çok, uzun vadeli bir tırmanış üzerine kurulu. Nitekim sıralama grafiğine bakınca bu çizgiyi açık biçimde görmek mümkün.
Ağustos listesi aslında 1–31 temmuz dönemindeki performansı yansıtıyor. Yani markalar bugün gördüğü sonucu, bir ay önce attığı adımlarla inşa etti. Bu zaman kayması bazı yöneticilerin kafasını karıştırabiliyor. Fakat doğru okunduğunda, her ay çıkan rapor bir önceki dönemin net bir karnesi gibi çalışıyor. Bu da strateji kurarken nedensonuç ilişkisini takip etmeyi kolaylaştırıyor.
Socialbrands ekim dönemine yaklaşırken, temmuz verileri markalar için güçlü bir referans noktası sağlıyor. Çünkü yaz aylarında doğru çalışan ekipler, sonbahar kampanyalarına daha özgüvenli girer. Ağustos sonuçları, hangi hesapların bu avantajı yakaladığını gösteren bir ön izleme niteliği taşıyor. Bu tabloya dikkatle bakan yöneticiler, sosyal medya yatırımlarını daha bilinçli planlayabiliyor.
Zirvedeki Markalar: Aselsan, MKE ve Tabii
Ağustos sonuçlarında zirvede Aselsan, MKE ve Tabii markaları yer aldı. Bu üçlü, çok farklı sektörlerde olmasına rağmen sosyal medya performansını benzer bir disiplinle yönetiyor. Özellikle düzenli paylaşım ritmi ve güçlü görsel dil, bu başarının temelinde duruyor.
Aselsan, teknoloji ve savunma alanındaki konumunu sosyal medyada da güçlü bir hikâyeye dönüştürüyor. Teknik içerikleri sadeleştirip geniş kitlelere anlatan paylaşımlar, yüksek etkileşim getiriyor. MKE ise köklü kurumsal geçmişini, güncel haber akışıyla birleştiren bir anlatım kullanıyor. Bu sayede hem nostalji duygusunu hem de yenilik algısını aynı anda besliyor.
Tabii tarafında ise içerik stratejisi daha çok eğlence ve dizi dünyası etrafında şekilleniyor. Kısa video formatları, sahne arkası görüntüleri ve izleyiciyle kurulan samimi diyaloglar, platformun sosyal medya gücünü artırıyor. Bu markalar, SocialBrands TOP100 Markalarımız listesinde üst sıralarda yer almanın tesadüf olmadığını net biçimde kanıtlıyor.
Markaların Sosyal Medya Performansı
Markaların sosyal medya performansı, artık sadece pazarlama ekiplerinin konusu değil. Yönetim kurulları, insan kaynakları departmanları ve hatta yatırımcılar bile bu metrikleri yakından izliyor. Çünkü sosyal ağlardaki görünürlük, marka algısının en hızlı değiştiği alanlardan biri haline geldi. Bir haber, birkaç gün önce atılan bir tweet veya kısa bir video, algıyı anında etkileyebiliyor.
Socialbrands sistemi, bu performansı ölçerken sadece ham rakamlara bakmıyor. Takipçi artış hızını, içerik sıklığını, etkileşim oranlarını ve kullanıcı davranışını birlikte değerlendiriyor. Örneğin, bir marka tek bir viral içerikle büyük beğeni toplayabilir. Ancak sonraki haftalarda sessiz kalırsa, bu başarı sıralamaya sınırlı etki yapar. Bu yaklaşım, istikrarlı üretimi ödüllendiren bir yapı kuruyor.
Dijital İz Ajansı’nın mart ayından bu yana yönettiği NPİSTANBUL Hastanesi ve Üsküdar Üniversitesi hesapları, bu mantığın somut örnekleri oldu. Her iki marka da sağlık ve eğitim gibi ciddiyet gerektiren alanlarda faaliyet gösteriyor. Buna rağmen içerik dili sıkıcı bir kurumsallığa sıkışmıyor. Ekip, bilgilendirici içerikleri sıcak bir üslupla sunarak, hem güven hem de yakınlık duygusu yaratmayı başarıyor.
Marka yönetenler için kritik noktalardan biri, sosyal medya takvimini plansız bırakmamak. Haftalık ve aylık planlar, beklenmedik gündemlere alan açacak kadar esnek olmalı. Ancak ana iskelet mutlaka hazır durmalı. Dijital İz ekibi, bu iki hesap için de aylık içerik takvimini önceden hazırlıyor. Ardından gündeme göre bazı başlıkları güncelliyor ya da trendlere uygun yeni formatlar ekliyor.
Sosyal medya performansını artırmak isteyen markalar, sadece paylaşım sayısını yükseltmeye odaklandığında hata yapıyor. Kullanıcılar artık her gün yüzlerce içerik görüyor. Bu kalabalık içinde öne çıkmak için özgün bir bakış açısı şart. Sağlık alanında çalışan bir hastane, sadece randevu hatırlatması paylaştığında takipçi kaybedebilir. Buna karşılık, gerçek hasta sorularına yanıt veren içerikler, daha fazla etkileşim getirir.
Benzer durum üniversiteler için de geçerli. Sadece kayıt döneminde reklam yapmak, sürdürülebilir bir algı yaratmıyor. Üsküdar Üniversitesi hesabında, öğrencilerin kampüs deneyimlerini anlattığı videolar, akademisyenlerin kısa bilgi paylaşımları ve etkinlik özetleri birlikte kullanılıyor. Bu karışım, hesabı kuru bir duyuru panosu olmaktan çıkarıp, yaşayan bir topluluk alanına dönüştürüyor.
SocialBrands TOP100 Markalarımız listesinde yükselmek isteyen ekipler, önce mevcut performansını dürüstçe analiz etmeli. Hangi içerikler gerçek anlamda konuşma başlatıyor, hangileri sadece görünürde etkileşim alıyor, bunları ayırmak gerekiyor. Örneğin, sadece çekiliş odaklı kampanyalar kısa vadede sayı yükseltir. Fakat uzun vadede marka algısını zayıflatabilir. Bu nedenle strateji, kalıcı değer üreten içeriklere yaslanmalı.
Son olarak, sosyal medya performansı tek başına tasarım ekibine bırakılacak bir konu değil. Kurum içindeki tüm birimler bu sürece veri ve içerik sağlamalı. İnsan kaynakları, çalışan hikâyeleriyle katkı verebilir. ArGe birimi, yeni projeleri sade bir dille anlatabilir. Bu iç entegrasyonu kuran markalar, socialbrands gibi endekslerde daha istikrarlı biçimde üst sıralara yerleşiyor.
NPİSTANBUL Hastanesi ve Üsküdar Üniversitesi
NPİSTANBUL Hastanesi’nin sosyal medya yolculuğu, nisan ayında Socialbrands listesine 51. sıradan giriş yapmasıyla görünür hale geldi. Marttan itibaren Dijital İz Ajansı ile başlayan yeni dönem, içerik disiplinini tamamen değiştirdi. Hesap, sadece duyuru yapan bir kanaldan çıkıp, psikiyatri ve nöroloji alanında bilgi paylaşan bir rehbere dönüştü.
Mayıs ayında 50. sıraya yükselen hastane, haziranda 48. sıraya ilerledi. Temmuz performansı ise daha belirgin bir sıçrama getirdi ve ağustos tablosunda 41. sıraya ulaştı. Bu tırmanış, tek bir viral içerikle değil, düzenli ve planlı üretimle gerçekleşti. Kısacası, çizgi yukarı yönlü ve istikrarlı ilerliyor.
Üsküdar Üniversitesi tarafında da benzer fakat daha dalgalı bir grafik görüyoruz. Nisan ayında 58. sıradan listeye giren üniversite, mayısta 89. sıraya geriledi. Bu düşüş, aslında stratejinin yeniden gözden geçirilmesi için önemli bir uyarı oldu. Haziran ayında içerik dili yenilendi, video formatlarının ağırlığı artırıldı ve öğrenci deneyimlerine daha çok yer verildi.
Bu değişiklikler, temmuz performansına yansıdı ve üniversite ağustos listesinde 59. sıraya yükseldi. Bazıları bu sıralamayı küçük bir adım gibi görebilir. Ancak nisan ayındaki 58. sırayı, farklı bir içerik yapısıyla yakalayıp korumak, stratejinin güçlendiğini gösteriyor. SocialBrands TOP100 Markalarımız tablosunda kalıcı olmak isteyen markalar için tam da bu tür istikrarlı dönüşümler kritik önem taşıyor.
SocialBrands Veri Analitiği ve Başarıya Giden Yol
Socialbrands veri analitiği, yüzeyde görünen beğeni ve takipçi sayılarının ötesine geçer. Markalar için asıl değerli olan, hangi içerik türünün hangi kitle segmentinde nasıl bir davranış tetiklediğini anlamaktır. Bu nedenle boomsocial altyapısından gelen veri akışı, detaylı filtrelerle işlenir ve tek bir skor haline getirilir. Yönetici gözü bu skoru görür, arka planda ise karmaşık bir analiz mekanizması çalışır.
Başarıya giden yolun ilk adımı, bu skoru sadece bir “puan” olarak görmemekten geçer. NPİSTANBUL Hastanesi ve Üsküdar Üniversitesi örneğinde, ekip her ay çıkan sonucu bir teşhis aracı gibi kullanıyor. Hangi gün önce paylaşılan içerikler daha uzun süre etkileşim almış, hangi başlıklar daha hızlı sönmüş, hepsi tek tek inceleniyor. Bu yaklaşım, sosyal medya yönetimini tahminden çıkarıp, verilere dayalı bir sürece dönüştürüyor.
Socialbrands hesabı, temel olarak etkileşim oranları, erişim, takipçi davranışı ve içerik tutarlılığı gibi bileşenleri bir araya getirir. Ancak algoritmanın kalbinde disiplinli üretim fikri yer alır. Markalar düzensiz paylaştığında, tekil başarılar genel skoru sınırlı etkiler. Buna karşılık, haftalara yayılan dengeli bir üretim akışı, daha güvenilir bir performans profili oluşturur.
Dijital İz Ajansı, mart ayından bu yana yönettiği hesaplarda tam da bu mantıkla ilerliyor. Ajans ekibi, içerik takvimini hazırlarken önce socialbrands verilerini masaya koyuyor. Hangi formatlar daha çok kaydedilmiş, hangi saat dilimleri daha verimli, hangi konu başlıkları daha çok yorum almış, hepsi analiz ediliyor. Ardından bu bulgular, yeni ayın planına doğrudan yansıyor.
Başarıyı sürdürülebilir kılan unsur, trendleri körü körüne takip etmek değil, markanın kimliğine uygun biçimde uyarlamaktır. Söz gelimi, genel bir sosyal medya akımı dans videoları üzerinden ilerliyorsa, bir hastanenin bu trende aynı şekilde katılması doğru olmaz. Buna karşın, ruh sağlığı farkındalığına yönelik popüler bir söylem yükseliyorsa, NPİSTANBUL Hastanesi bu dalgayı uzman içerikleriyle destekleyebilir. Ekip tam da bu noktada ince bir denge kuruyor.
Socialbrands ekim dönemine hazırlanan markalar için, temmuz ve ağustos verileri bir prova niteliği taşıyor. Özellikle sonbahar kampanyaları öncesinde yapılan bu analizler, bütçe planlamasını da etkiliyor. Hangi platforma daha çok yatırım yapılacağı, hangi içerik türünün reklamla destekleneceği, bu raporlar ışığında netleşiyor. Bu sayede markalar, sosyal medya harcamalarını daha rasyonel biçimde dağıtabiliyor.
Başarıya giden yolun belki de en az konuşulan ama en kritik ayağı, ekip içi disiplin. İçerik üretimi, anlık ilhamlara bırakıldığında birkaç hafta sonra tıkanma yaşanır. Dijital İz ekibi, NPİSTANBUL ve Üsküdar için düzenli beyin fırtınası toplantıları yapıyor. Bu oturumlarda hem trendler masaya yatırılıyor hem de markanın özgün hikâyesine uygun yeni köşeler geliştiriliyor. Böylece üretim süreci, sadece takvimi doldurma çabasına dönüşmüyor.
SocialBrands TOP100 Markalarımız listesinde yukarı tırmanmak isteyen her marka için net bir gerçek var. İstikrarlı üretim olmadan, veri analitiği tek başına yeterli değil. Veriyi anlamlı kılan, ona göre aksiyon almak. NPİSTANBUL Hastanesi’nin nisan ayından temmuza uzanan yükselişi, bu aksiyon odaklı yaklaşımın canlı bir kanıtı. Aynı şekilde Üsküdar Üniversitesi’nin dalgalı grafiği de, hatalardan ders çıkarıldığında nasıl yeniden ivme kazanılabileceğini gösteriyor.
Sonuçta, socialbrands metodolojisi markaları cezalandırmak için değil, gelişim alanlarını görünür kılmak için çalışıyor. Bu tabloya sadece “kaçıncı sıradayız” gözüyle bakanlar fırsatı kaçırıyor. Asıl kazananlar, her ay gelen raporu stratejik bir rehber gibi okuyan ve içerik dünyasını bu rehbere göre şekillendiren ekipler oluyor.
Sık Sorulan Sorular
SocialBrands TOP100 Markalarımız nedir?
SocialBrands TOP100 Markalarımız, türkiye’de sosyal medya performansını en iyi yöneten markaları bir araya getiren aylık bir sıralamadır. Bu liste, farklı sektörlerden yüzlerce hesabı objektif kriterlerle değerlendirir ve ilk 100’ü görünür hale getirir. Pazarlama profesyonelleri bu tabloyu, kendi konumlarını anlamak için bir referans noktası olarak kullanır.
Bu sıralama, boomsocial veri altyapısına dayanır ve socialbrands metodolojisiyle hesaplanır. Yani sadece takipçi sayısına bakmaz, etkileşim oranını, içerik tutarlılığını ve büyüme hızını birlikte ele alır. Bu sayede, küçük ama çok aktif topluluklara sahip markalar da üst sıralara çıkma şansı yakalar. NPİSTANBUL Hastanesi ve Üsküdar Üniversitesi gibi kurumlar, bu yapının somut örnekleri arasında yer alır.
SocialBrands TOP100 Markalarımız listesi, aynı zamanda ajanslar için de bir performans vitrini işlevi görür. Dijital İz Ajansı’nın mart ayından bu yana yönettiği hesapların bu tabloda yükselmesi, stratejinin doğruluğunu gösteren güçlü bir işaret oldu. Kısacası bu liste, sadece bir sıralama değil, sosyal medya emeğinin somut bir karşılığıdır.
SocialBrands sıralaması nasıl hesaplanır?
Socialbrands sıralaması, tek bir metriğe bağlı kalmayan çok boyutlu bir puanlama sistemiyle hesaplanır. Temel bileşenler arasında etkileşim oranı, takipçi artış hızı, içerik sıklığı ve tutarlılığı yer alır. Ayrıca farklı sosyal medya platformlarındaki performans da bütüncül biçimde değerlendirilir. Bu sayede, sadece tek bir ağda güçlü olan markalar değil, genel olarak dengeli bir varlık gösteren hesaplar öne çıkar.
Bu hesaplama sürecinde boomsocial altyapısı, ham veriyi toplar ve temizler. Ardından socialbrands algoritması bu veriyi skora dönüştürür. Markalar bu skoru doğrudan görmese de, her ay yayınlanan TOP100 tablosu üzerinden kendi konumunu takip edebilir. NPİSTANBUL Hastanesi’nin nisan ayından temmuza kadar kademeli yükselişi, bu skorlamanın istikrarlı üretimi nasıl ödüllendirdiğini gösteriyor.
Socialbrands ekim gibi yoğun kampanya dönemlerine yaklaşırken, markalar bu hesaplama mantığını anlamaya daha çok önem verir. Çünkü sıralamayı etkileyen unsurları bilmek, stratejik kararları kolaylaştırır. Diyelim ki, sadece reklam bütçesini artırmak yerine, içerik kalitesine yatırım yapmak uzun vadede daha sağlıklı sonuç verir. Sıralama sistemi, tam da bu tür bilinçli tercihler yapan markaları destekler.
Ağustos ayı için zirveye kimler yerleşti?
Ağustos dönemini temsil eden temmuz performansında zirvede Aselsan, MKE ve Tabii markaları yer aldı. Bu üç marka, farklı sektörlerden geliyor olsa da sosyal medya yaklaşımında bazı ortak noktalara sahip. En belirgin ortaklık, düzenli ve planlı içerik üretimi. Uzun süre sessiz kalmıyorlar, aynı zamanda paylaşımları rastgele bir akışa bırakmıyorlar.
Aselsan, teknoloji odaklı içeriklerini sadeleştirerek geniş kitlelere ulaştırıyor. MKE ise kurumsal mirasını güncel gelişmelerle harmanlayarak, hem tarih hem de yenilik duygusunu bir arada sunuyor. Tabii tarafında ise eğlence, dizi ve film eksenli bir anlatım dili öne çıkıyor. Kısa video içerikleri, izleyiciyle kurulan samimi diyaloglar ve sahne arkası paylaşımlar, bu hesabın yükselişinde önemli rol oynuyor.
Bu markaların ortak başarısı, SocialBrands TOP100 Markalarımız listesine bakarken sadece sektör bazlı kıyas yapmamak gerektiğini hatırlatıyor. Sağlık, eğitim, teknoloji ya da eğlence fark etmeksizin, disiplinli üretim ve trendleri doğru okuma becerisi olan her marka üst sıralara çıkabiliyor. Dijital İz Ajansı’nın yönettiği NPİSTANBUL ve Üsküdar hesapları da, bu yaklaşımı kendi alanlarında uygulayarak güçlü bir ivme yakaladı.
NPİSTANBUL Hastanesi’nin sosyal medya performansı nasıl?
NPİSTANBUL Hastanesi’nin sosyal medya performansı, nisan ayından temmuza uzanan süreçte istikrarlı bir yükseliş gösterdi. Nisan ayında Socialbrands listesine 51. sıradan giren hesap, mayısta 50. sıraya yükseldi. Haziranda 48. sıraya ilerleyen hastane, temmuz performansı sayesinde ağustos tablosunda 41. sıraya ulaştı. Bu çizgi, tesadüfi bir sıçramadan çok, planlı bir tırmanışa işaret ediyor.
Dijital İz Ajansı, mart ayından itibaren bu hesabın içerik üretimi ve yönetimini üstlendi. Strateji, hastanenin uzmanlığını sade ve anlaşılır bir dille anlatmak üzerine kuruldu. Psikiyatri, psikoloji ve nöroloji alanındaki konular, hem bilgilendirici hem de empati kuran bir üslupla işlendi. Kullanıcılar sadece kurumsal duyurular değil, kendi hayatına dokunan içerikler görmeye başladı.
Bu yaklaşım, etkileşim kalitesine doğrudan yansıdı. Yorumlarda gerçek sorular, deneyim paylaşımları ve teşekkür mesajları daha sık görünür hale geldi. Socialbrands algoritması, bu tür nitelikli etkileşimleri özellikle değerli kabul eder. NPİSTANBUL Hastanesi’nin performansını değerlendiren herkes için net mesaj şu: Sağlık alanında bile, doğru içerik diliyle güçlü bir topluluk inşa etmek mümkün.
Üsküdar Üniversitesi’nin sosyal medya sıralaması nedir?
Üsküdar Üniversitesi’nin socialbrands serüveni, dalgalı ama öğretici bir grafik sunuyor. Nisan ayında listeye 58. sıradan giren üniversite, mayıs ayında 89. sıraya geriledi. Bu düşüş, hesap yönetiminde bazı noktaların yeniden ele alınmasını zorunlu kıldı. Haziran döneminde içerik stratejisi güncellendi, öğrenci deneyimlerine daha fazla alan açıldı ve video formatlarının payı artırıldı.
Bu revizyonun etkisi temmuz performansına yansıdı ve üniversite ağustos listesinde 59. sıraya yükseldi. İlk bakışta bu sıralama, nisan ayındaki seviyeye yakın görünebilir. Ancak aradaki fark, artık daha sağlam bir içerik altyapısıyla bu konumun korunması. Dijital İz Ajansı, bu süreçte özellikle kampüs yaşamı, akademik başarılar ve mezun hikâyeleri üzerine odaklanan bir içerik hattı kurdu.
Üsküdar Üniversitesi’nin deneyimi, eğitim kurumlarının sosyal medyada sadece kayıt dönemine sıkışmaması gerektiğini gösteriyor. Yıl boyunca düzenli ve özgün içerik üreten üniversiteler, aday öğrencilerle daha organik bir bağ kuruyor. SocialBrands TOP100 Markalarımız tablosunda kalıcı olmak isteyen eğitim markaları, bu örneği yakından incelemeli. Çünkü burada görülen şey, bir anda parlayan değil, adım adım güçlenen bir dijital itibar hikâyesi.
Yazı Yayın Tarihi : 14.08.2026
Düzenleme Tarihi : 14.08.2026


